Rezilyant Olmak: Hayatın Zorlukları Karşısında Yeniden Ayağa Kalkabilmek
Hayat her zaman planladığımız gibi ilerlemez. Bazen beklenmedik bir kayıp, başarısızlık, hayal kırıklığı ya da zor bir dönemle karşılaşırız. İşte tam da böyle zamanlarda karşımıza çıkan önemli bir kavram var: rezilyans.
Peki, rezilyant olmak ne demek?
Rezilyant Nedir?
“Rezilyant” kelimesi, İngilizcedeki resilient kelimesinden gelir. Zorluklar karşısında dayanabilen, yaşadığı olumsuzluklardan sonra kendini toparlayabilen ve yeniden yoluna devam edebilen kişi için kullanılır.
Ancak rezilyant olmak, hiçbir şeyden etkilenmemek anlamına gelmez.
Tam tersine, rezilyant insanlar da üzülür, korkar, yorulur ve zaman zaman umutsuzluğa kapılır. Fakat yaşadıkları duyguların içinde kaybolmak yerine, bir süre sonra yeniden ayağa kalkmayı öğrenirler.
Güçlü olmak, hiç düşmemek değildir
Toplumda güçlü olmak çoğu zaman “hiç ağlamamak”, “hiç pes etmemek” veya her koşulda iyi görünmek gibi algılanabiliyor.
Oysa gerçek dayanıklılık bundan çok farklıdır.
Bazen güçlü olmak, “Şu anda iyi değilim.” diyebilmek; yardım istemek, dinlenmek ve kendine zaman tanımaktır.
Çünkü rezilyans, duyguları bastırmak değil, onlarla sağlıklı bir şekilde başa çıkabilme becerisidir.
Rezilyant İnsanların Ortak Özellikleri
Rezilyant kişiler yaşadıkları sorunları görmezden gelmez. Fakat sorunların hayatlarının tamamını tanımlamasına da izin vermezler.
Genellikle:
- Değiştiremeyecekleri şeyleri kabullenmeyi öğrenirler.
- Kontrol edebilecekleri alanlara odaklanırlar.
- Hatalarından ders çıkarırlar.
- Gerektiğinde yardım istemekten çekinmezler.
- Umutlarını tamamen kaybetmezler.
- Kendilerine karşı daha anlayışlı davranırlar.
- Zor dönemlerin geçici olabileceğini hatırlarlar.
Rezilyans Doğuştan Gelen Bir Özellik mi?
Hayır. Rezilyans büyük ölçüde geliştirilebilen bir beceridir.
İnsan yaşadığı deneyimlerden, hatalardan ve zorluklardan öğrendikçe psikolojik dayanıklılığını artırabilir.
Bunun için her zaman büyük değişiklikler yapmak gerekmez.
Kendine daha gerçekçi hedefler koymak, sosyal ilişkilerini güçlendirmek, düzenli uyumak, dinlenmek, duygularını ifade etmek ve gerektiğinde profesyonel destek almak bile kişinin zorluklarla baş etme kapasitesini güçlendirebilir.
Her Zaman Güçlü Görünmek Zorunda Değilsin
Belki de rezilyans kavramının en önemli mesajı şu:
Her zaman güçlü görünmek zorunda değilsin.
Kötü bir gün geçirebilirsin. Yorulabilirsin. Bir şeyleri başaramayabilirsin. Hatta bazen ne yapacağını bilemeyebilirsin.
Bunların hiçbiri seni güçsüz yapmaz.
Asıl önemli olan, yaşadığın zorluğun seni sonsuza kadar tanımlamasına izin vermemektir.
Bugün düştüysen, bugün dinlenebilirsin. Yarın yeniden ayağa kalkabilirsin.
Kırılmak, Yeniden Güçlenmeye Engel Değil
Rezilyant olmak hiç kırılmamak değildir.
Kırıldığında kendini yeniden toparlayabilmektir.
Hayatın önümüze çıkaracağı her zorluğu kontrol edemeyiz. Fakat bu zorluklarla nasıl baş edeceğimizi zaman içinde öğrenebiliriz.
Belki de gerçek güç, hiç düşmemekte değil; düştüğünde kendine şefkat gösterebilmek ve hazır olduğunda yeniden yürümeye başlayabilmektir.
Çünkü bazen hayat bizi değiştirmez; yaşadıklarımızdan sonra kendimizi yeniden nasıl kurduğumuzu gösterir.
